Serkan Yazıcı; TOSFED Başkanı

0

Kariyerinde 4 Türkiye Ralli Şampiyonluğu bulunan başarılı ralli pilotu Serkan Yazıcı, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’nun 5 Aralık 2015 günü düzenlenen Olağanüstü Genel Kurulu ile başkanlık görevine geldi.

Kendinizden kısaca bahseder misiniz?

1971 yılında Bursa’da doğdum. Lise eğitimini Amerika’da tamamladıktan sonra üniversite eğitimine Bursa’da devam ettim. Otomobil sporları kariyerime 1989 yılında başladım, 4 kez Türkiye Ralli Şampiyonluğunu kazaRT7A1068 kopyandım ve 2000 yılında Dünya Ralli Şampiyonası’nda ülkemizi temsil ettim. 2011 yılında aktif sporculuk hayatına ara verdim. O günden bu yana da genç sporcuları ve organizasyonları destekleyerek otomobil sporlarından kopmadım. Halen turizm sektöründe yöneticilik yapıyorum, aynı zamanda Moldova Bursa Fahri Konsolosuyum. Evliyim ve rüzgar adında 8 yaşında bir oğlum var…

İlk kez kaç yaşındayken otomobillere ve hıza merakınız olduğunu hissettiniz? Otomobil sporlarına başlangıcınız nasıl oldu?

Rahmetli babam otomobillere çok meraklıydı. Bana da bu tutku babamın genlerinden geçti diye düşünüyorum. Çok iyi otomobil kullanırdı, yarışları da çok severdi ve beni yarışlara götürürdü. Ben daha çocukluğumda 6-7 yaşlarında vuruldum diyebilirim. Hiç bir zaman da bu sevdam bitmedi ve 18 yaşımda ehliyet alacağım günü iple çektim. Ehliyeti aldıktan 15 gün ya da 1 ay kadar sonra da, Bursa’da düzenlenen Mudanya Tırmanma Yarışı’na katıldım ve ilk yarışımı kazandım. Bu da herhalde çok az olmuştur ilk yarışını kazanarak başlamak…

En onurlandığınız, unutamadığınız başarınız hangi yarışınızdı?

En onurlandığım başarım, babamın vasiyetini yerine getirip onun istediği ‘Tarih Yazıcı’ belgeselini yapabilmemdir. Hayatımdaki en büyük gurur kesinlikle budur. Henüz bu belgeseli izlememiş olan okuyucularımız www.tarihyazici.com web sitesinden İbrahim Yazıcı’nın hayatını izleyebilir, önemli dersler alabilirler.

En zorlandığınız yarışınız hangisiydi?

En zorlandığım yarış, 90 yılların sonunda katıldığım İngiltere Ralli Şampiyonası’ydı. Ben sürekli soldan direksiyonlu otomobil kullanmış birisi olarak o şampiyonada sağdan direksiyonlu bir Peugeot 106 kullanmak zorundaydım ve benim için çok zor olmuştu. Bu olumsuzluğa rağmen, yılmadan mücadele ettim, başarılı sonuçlar aldım ve çok büyük tecrübeler kazandım.

Otomobil sporları tehlikeli bir spor olarak biliniyor. Siz ya da yakın arkadaşlarınız da kazalar yaşamışsınızdır. Bu kazalardan sonra artık yapmayacağım dediğiniz oldu mu?

Otomobil sporlarının tüm branşlarında en önemli konu ve olmazsa olmaz güvenliktir. Otomobilinizin marka modeli ya da kategorisi ne olursa olsun, özel yarış koltukları, emniyet kemerleri, araç içi çelik kafes, yangın söndürme tertibatı gibi herhangi bir kaza anında yaşam alanındaki hasarı minimuma indirecek birçok önlem zorunludur. Zamanında benim de atlattığım önemli kazalar olmuştur, ancak herhangi bir ciddi sorun yaşamadığım için bırakmak gibi bir düşüncem hiçbir zaman olmadı.

İleri sürüş teknikleri nedir, hepimiz otomobil kullandığımızı zannediyoruz ama gerçekten apayrı bir konu bu. Biraz bahseder misiniz?

Ülkemizde bildiğiniz gibi trafik kazalarında her yıl çok ciddi can ve mal kayıpları yaşıyoruz. Bu kaza ve kayıpların en büyük sebeplerinden birisi de yetersiz eğitim. İleri sürüş teknikleri ile otomobil kullanma bilgilerini pekiştirerek, hayatta kalmanızı sağlayacak küçük ama çok önemli detaylar öğreniyorsunuz. Belki hayatınızda sadece bir kez lazım olacak panik fren ya da frenaj sırasında önünüzdeki engelden kaçma gibi birçok kaza anını trafiğe kapalı güvenliği alınmış alanlarda tecrübe edebiliyorsunuz. Bu tür otomobil kullanma becerilerini kazanmak, doğru bilinen yanlışları düzeltmek aslında ehliyeti olan tüm sürücülerin mutlaka edinmesi gereken tecrübeler…

Kendinizde beğendiğiniz yönler nelerdir?

Kendimde tek beğendiğim yön, dostluklarımdır. Kimseye nasip olamayacak dostluklar kurabiliyorum…

Biz sizi şampiyon bir rallici olarak tanıyoruz. Federasyon başkanlığına adaylığa nasıl karar verdiniz?

Ülkemizde otomobil sporları ne yazık ki bir süredir bitkisel hayattaydı… Bugüne kadarki tüm yönetimler iyi niyetle birçok girişimde bulundular elbette ama, son dönemde baktığınız zaman ‘ruh ve heyecan eksik’ kaldı… Sporu eski günlerine döndürebilecek, tüm paydaşların yeniden heyecan duymasını sağlayacak projelerimizle, otomobil sporlarına bugün ve yarın katkım olabileceğini düşündüğüm için başkanlığa aday oldum ve göreve geldim. Yönetim kurulumuz da yaş ortalaması çok genç, mesleki kariyerlerinde çok başarılı insanlardan oluşuyor. Bu spora olan karşılıksız sevgimiz ile çok kısa sürede çok başarılı işler yapabileceğimize inanıyoruz, geride bıraktığımız 6 aylık kısa sürede de bu konuda çok önemli şeyler başardığımıza inanDSC_0268ıyoruz…

Yeni sporcular yetiştirmek adına neler planlıyorsunuz?

Maalesef ki yıllardır ülkemizde otomobil sporlarının zengin sporu olduğu yönünde bir imaj var. Sonuçta otomobil sporları biraz maliyetli bir spor ama, ben seçim sürecinde tek tek illeri ve delegeleri ziyaret ederken özellikle Karadeniz bölgesinde gördüm ki; otomobil sporları yapmak için cebinin değil gönlünün zengin olması lazım. Oradaki insanlar o kadar büyük özverilerle, öyle güzel işler yapıyorlar ki hayran olmamak elde değil. Ülkemizde maalesef insanlar bu spora 35’inde başlayıp 50 yaşına kadar devam ediyorlar. Ancak hedef Dünya çapında sporcu yetiştirmekse, bunun mutlaka çok küçük yaşlarda başlayarak olması gerekir. Biz önümüzdeki süreçte sayın spor bakanımız ve devlet büyüklerimizin de desteğiyle zirveye koşacak sporcular yetiştireceğimize inanıyoruz. Önümüzdeki 5 yıllık süreç sonunda, otomobil sporlarının farklı branşlarında zirveyi zorlayacak Türk sporcular yetiştirmeyi hedefliyoruz…

Artık bir de yerli otomobilimiz var. Bu proje otomobil sporları ile herhangi bir noktada buluşabilir mi sizce?

Evet, bizim artık bir yerli otomobilimiz var ve bu projeye mutlaka sahip çıkmamız lazım…  Ben şahsen bu konuda müthiş heyecan duyuyorum ve bu projede emeği geçen başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere herkese çok teşekkür ediyorum. Otomobil sporları, tüm dünyada otomotiv sektörünün en büyük ARGE alanı olarak kullanılıyor. Ben ve benim gibi birçok sporcu arkadaşım bugüne kadar elde ettiğimiz tecrübe ve deneyimleri, yerli otomobil projesine elimizden geldiğince aktarmaya hazırım. Ayrıca Otomobil Sporları Federasyonu Başkanı olduktan sonra da bir Türk otomobilinin Dünya parkurlarında yarıştığını görmek benim en büyük hayalim… Biz Türkler olarak zamanında atın en iyisine sahiptik, bugün yerli otomobilimizle dünya parkurlarında neden başarılı olmayalım?..

Otomobil sporları bir dönem, özellikle Formula1 ile ülkemizde altın çağını yaşadı diyebiliriz. Sonrasında ise sanki bir duraklama dönemine girdi gibi… İlgiyi yeniden nasıl canlandırmayı planlıyorsunuz?

Evet… Otomobil sporları, zamanında ülkemizde zirveyi gördü… Formula 1, Dünya Ralli Şampiyonası, Dünya Binek Otomobiller Şampiyonası ve kamyon yarışları gibi bir zamanlar hayal olan birçok dev organizasyon yapıldı. Ben o günleri sporcu olarak yaşadığım için mutluyum ve sporu zirveye taşıyanlara o günlerde hepimiz gıptayla baktık. Sporumuz çok hızlı bir şekilde yükseldi ama, maalesef aynı hızla da geri gitti… O günlere yeniden dönebilmek adına bir çok girişimimiz var ve çok olumlu geri dönüşler de alıyoruz.

Önümüzdeki 5 yıllık süreç sonunda, otomobil sporlarının farklı branşlarında zirveyi zorlayacak Türk sporcular yetiştirmeyi hedefliyoruz…

Bir önceki yazımız olan Yılnak Taşımacılık; CEO Kerem Saraç başlıklı makalemizde taşımacılık hakkında bilgiler verilmektedir.

.