İran: farklı kültürlerin tam ortasında

0

İran yüzyıllar boyu tarihiyle, kültürüyle, ekonomisiyle dünyanın gündeminden hiç düşmemiş bir coğrafya. Aklınıza gelen hangi büyük imparator varsa yolu elbet bir zamanlar bu coğrafyaya düşmüş. İran toprakları tarihteki önemli imparatorluklardan biri olan Pers İmparatorluğu’nu doğurmuş, Büyük İskender Bukefalos’un üzerinde bir başından bir başına geçmiş buradan. İslam medeniyetinin önemli isimleri burada yetişmiş ve dünyaya mal olmuş. İran günümüzde de Ortadoğu coğrafyasının kilit ülkelerinden biri olmayı sürdürüyor.

Türkiye’nin güneydoğu komşusu İran, 1.648.195 km² yüzölçümü ile dünyanın en büyük on dördüncü ülkesi konumunda. Türkiye dışında Azerbaycan, Ermenistan, Türkmenistan, Pakistan, Afganistan ve Irak ile komşu olan İran’ın resmi dini İslam olup, nüfusun %98’ini Müslümanlar oluşturuyor. Müslüman nüfusun %10’u Sünni geri kalanı ise Şii ağırlıklı olan İran’da ayrıca Hıristiyan, Yahudi, Zerdüşt ve diğer din mensupları bulunuyor.

Toplum yapısı olarak ülkemiz gibi Ortadoğu’nun Arap olmayan ikinci ülkesi olan İran, nüfusunun yarısını Farslar, geri kalan kısmını ise Azeriler, Türkmenler, Araplar, Kürtler, Beluciler, Lurlar ve Ermeniler oluşturuyor. Bu sebeple İran kültürel açıdan çok çeşitlilik gösteren ülkelerin başında yer alıyor.

Kültürel çeşitlilik yanında İran kültürel çok boyutluluğu da içinde barındıran bir ülke. İslam öncesi, İslam sonrası ve modern kültür, İran kültürünü farklı açılardan harmanlıyor. İslam medeniyeti ve tarihinin yetiştirdiği Farabi, İbn-i Sina, Hayyam, Harezmi, Biruni v.b. büyük şahsiyetlerin hepsi İranlı filozof ve bilim adamları olarak tarihe isimlerini yazdırmış. İran, Mevlana, Firdevsi, Nizami ve Hayyam gibi önemli şairlere de tarihinde ev sahipliği yapmış, onların güzel dizelerine ilham olmuş.

İran, dünyanın en dağlık ülkelerinden birisi. Ülke boydan boya sıradağlarla kaplı. Yükseklikleri yer yer 5000 metreye kadar yaklaşmakta olan bu dağlar nedeniyle İran’da çok sert bir karasal iklim hüküm sürüyor. Yağmur bulutlarını geçirmeyecek kadar yüksek olan bu dağlar nedeniyle ülkede geniş çöl arazileri ve gündelik hayatı zorlaştıran doğal unsurlar oluşmuş.

İran’ın geleneksel ekonomik uğraşısı tarım olmuş. Başlıca tarım ürünlerini şekerpancarı, şekerkamışı, pamuk, tütün, pirinç, çay ve tahıllar oluşturuyor. Geniş platolarda yapılan hayvancılık da ülkenin önemli ekonomik uğraşlarından. Herkesin tahmin edebileceği gibi günümüzde tüm bu geleneksel ekonomik faaliyetler yerini iki ekonomik kaleme bırakmış durumda: Petrol ve doğalgaz. Petrol İran için öylesine önemli bir ürün ki; ülkenin son yüz yıllık tarihinin belirlenmesi, modernleşmesi ve sanayileşmesi hep petrole dayalı olarak gerçekleşmiş. Dünya petrol rezervlerinin % 10’unun, doğalgaz rezervlerinin ise % 20’sinin İran’da olduğu tahmin ediliyor.

 

Nereler Gezilmeli

Tebriz

İran’ın 4. en büyük şehri olan Tebriz’in nüfusunun çoğunu Azeriler oluşturuyor.

Tebriz Kalesi

Kale, tamamı tuğla ile örülerek özel bir yapım niteliği göstermesinden dolayı oldukça önemli bir tarihi eser olarak kabul ediliyor. Günümüzde sadece çok az bir kısmı ayakta kalmış olan kalede restorasyon çalışmaları halen sürüyor.

Azerbaycan Müzesi

Ülkenin en önemli müzelerinden birisi olan bu müze İran seyahati sırasında mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Özellikle İslami eserler açısından çok zengin olan müzede, ünlü İranlı heykeltıraş Ahad Hosseini tarafından yapılmış olan muhteşem güzellikteki heykeller de sergileniyor.

Isfahan

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Isfahan’da İran İslam mimarisinin Abbasiler, İlhanlılar, Selçuklular ve Safeviler gibi farklı dönemlerin mimari yapım tekniklerini şehrin her yanındaki görkemli eserlerde görmek mümkün.

İmam Meydanı

Bu büyük meydanın etrafında yer alan mağazalarda İran’a has her şeyi bulmanız mümkün. Bu meydan İmam Şeyh Camii, Şeyh Lütfullah Camii ve Ali Gapu Sarayı olmak üzere önemli eserleri de bünyesinde barındırıyor. Cami ve saraylardaki muhteşem çinilerin yanı sıra, hat sanatının eşsiz örnekleri de görülmeye değer şeyler arasında sayılabilir.

Siosepol Köprüsü

Zayende nehri üzerinde yer alan tarihi köprülerden sadece biri olan Siosepol Köprüsü, 33 sütun üzerine inşa edilmesinden dolayı bu isimle anılmış.

Ateş Tapınağı

Zerdüşt inanışının önemli dini merkezlerinden biri olan ve konumu gereği Isfahan’ı tepeden izleyebileceğiniz bir konumda yer alan bu tapınakta, Sasaniler döneminden bugüne kadar sürekli yanmakta olan bir ateş kadehi bulunuyor. Şimdilerde bakımsız bir görüntü sergiliyor olsa da insanların önemli uğrak yerlerinden biri.

Tahran

Başkent ve ülkenin en kalabalık şehri Tahran, gezilecek görülecek yerler açısından da oldukça zengin.

Gülistan Sarayı

Tahran’ın en eski yapılarından biri olan bu saray, içerisinde harika işlemeli çiniler, porselenler ve ayna işçiliğine ait birçok eşyayı barındırıyor. Ayrıca saray geziniz esnasında çeşitli müzeleri de ziyaret etmeniz mümkün.

Milad Kulesi

425 metre yükseklikteki bu kule, Tahran’ı kuş bakışı izlemek için en uygun yer. Dilerseniz döner restoranın da hem manzaranın keyfini çıkarabilir hem de biraz dinlenebilirsiniz.

Ne yemeli, ne içmeli?

Kebap ve pilav İran mutfağının vazgeçilmez ikilisidir. Diğer bir vazgeçilmez de bir baharat olan safran. Safran neredeyse her türlü yemeğin içinde bulunuyor. Çok pahalı bir baharat olduğu için ancak ufak miktarlarda yemeklere ekleniyor.

İran’ın güney doğusunda iklim çok ılıman olduğu için çeşitli Akdeniz meyvelerini yılın her zamanında bulmanız mümkün. Bu meyveler taze meyve suyu olarak da bolca tüketiliyor. Bu meyveler arasından sıyrılan bir meyve var ki o da kavun. İran kavunu tadıyla nam salmış. Gitmişken tadılması gerek.

Bunun dışında deneyebileceğiniz İran mutfağından yemekler ise şöyle: Ayran aşı çorbası, abgusht, ghormeh sabzi ve fesenjan.

shutterstock_373429618

Bir önceki yazımız olan Sürpriz! Toyo Tires Leicester City’e geri dönüyor. başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

.