Engin Apaydın: Eğitim olmadan kabiliyet bir anlam taşımıyor…

0

Henüz çocukluk yıllarında televizyonda yayınlanan bir spor programı sayesinde otomobil sporları ile tanışan Türk Ralli Pilotu Engin Apaydın, kariyerinde birçok başarıya imza atmaya devam ediyor. Kariyerini ve motor sporu üzerine konuştuğumuz Apaydın, hedefleri arasında Avrupa Tırmanma Şampiyonası’nın da bulunduğunu,  bunun için ise sponsor desteği gerektiğini söylüyor. 

Sizi daha yakından tanıyabilir miyiz?

30 Kasım 1983 doğumluyum ve tam bir yay burcuyum. Ekonomi okuyarak tamamladığım öğrenim hayatımın ardından iki mesleğim var diyebilirim; biri sporculuk, diğeri de reklamcılık. Türkiye Tırmanma Şampiyonası’nda yarışmanın dışında dijital yayıncılık sektöründe faaliyet gösteriyorum.

Ralli’ye olan tutkunuz nasıl başladı?

Çocukluğumda otomobil sporları televizyonlarda tek bir program üzerinden yayınlanırdı. Her hafta Pazar günleri sadece yarım saat yayınlanan bu program vasıtasıyla ‘otomobil sporları’ ile tanışıklığım başladı. İlk direksiyona geçtiğim çocukluk yaşlarımda boş toprak yollarda ilk denemeler ardından otomobile hakimiyet hissinin gelişmesi ve her hafta sonu televizyonlarda, dergilerde otomobil sporuna ait haberleri takip etmek spora olan tutkumun oluşmasını sağladı. Ardından spora daha fazla uzak kalmamak için 15 yaşımda yarış hakemliğine başladım ve orada edindiğim çevre ile 17 yaşında da ilk resmi startımı aldım.

Yarışlara nasıl hazırlanıyorsunuz?

Hazırlık aşaması temel olarak 3 evreden oluşur. Gündelik hayat rutininden çıkarak mental olarak yarış hafta sonuna konsantre olmanız, otomobilin mekanik hazırlıkları ve yarış öncesi parkur antrenmanları. Zihinsel olarak konsantrasyon sağlamanız gerekir; çünkü otomobiliniz hakkında yarışın karakterine uygun revizyonları mekanik ekibe iletmek ve yarış öncesi antrenmanlarda parkuru detaylı olarak analiz edebilmek ancak yarışa konsantre olarak gerçekleşir. Antrenmanları kusursuz gerçekleştirerek saliselerin konuştuğu bu sporda fark yaratacak detayları yakalamanız önemli. Yarış öncesi otomobilin beyin yazılımları, şanzıman oranları, yürüyen aksamları yarış karakterine göre uyarlanır. Bunun yanında zorlu yarış koşullarına adapte olabilmek için sezon içinde bir spor programına bağlı kalarak kondisyonunuzu korumalısınız. Yarış anında otomobillerin içinin 50 derecelere yaklaşan sıcaklıklara ulaşması ve fiziki kondisyon yetersizliğinin oluşması gibi durumlarda büyük problemler doğabilir

Hiç tehlike atlattınız mı?

Otomobil sporları tehlikelidir. Risk yönetimindeki ufak bir hatanın sonucu ile yarışlar, otomobiller ve bazen son derece üzücü olsa da hayatlar kaybediliyor. Start verilip yarış başladığında hırs ve risk arasındaki dengeyi kaybedersiniz tehlike kaçınılmaz. Böyle anlardan birinde takla attığımız aracın yol seviyesinin altında kalması sebebiyle kapılarının açılmaması ve yakıt deposundan benzin sızan araçtan çıkma mücadelesi vermek berbattı.

Unutamadığınız bir anınız var mı?

Yeşil Bursa Rallisi’nin ilk gününde yaptığımız kaza sonrası tüm gece boyu aracı yarışın ikinci gününe yetiştirmeye çalıştık ve başardık. İkinci gün ilk etaba giderken vites kutusunda görmemizin imkansız olduğu kılcal bir çatlağı fark etmediğimiz için servisten çıkar çıkmaz şanzıman problemi yaşadık ve yarışı tamamlayamadık. Böyle anları unutmak isteseniz de pek unutamazsınız.

Engin Apaydın’ı başarılı kılan unsurlar neler?

İnsan ve makinanın ortak yer aldığı bu sporda otomobilleri kusursuz hale getirebilmek kadar insanı maksimum potansiyeline çıkartabilmekte önemli olduğundan sezon içerisinde günlük spor ve beslenme programıma dikkat ediyorum. Her yarış öncesi detaylara tam konsantre olarak sadece başarılı olmaya odaklanır, antrenman ve otomobilin ayarları için zaman ayırırım. Eğitim olmadan kabiliyette bir anlam taşımayacağından sezon içinde ya da dışında bizleri her zaman daha iyiye taşıyabilecek olan eğitim kaynaklarına zaman ayırırım.

Kadın rakipleriniz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kadın sporcuların zor bir spor branşı olan otomobil sporlarında başarı öykülerinin artmasını, çoğu zaman erkekleri geride bırakarak denk bir mücadele gösterebilecek potansiyelde olduklarını ispatlamalarını her sezon şahit oluyoruz.  Dünya Ralli Şampiyonası’nın 80’lerdeki en zorlu yıllarında bir bayan pilot neredeyse tüm erkekleri geçip dünya şampiyonluğunu zorladı, ufak bir farkla ikinci oldu.  Bu da gösterir ki teknik, bilgi ve cesaret gerektiren sporumuzda kadınlar, başarıya erkekler kadar yakın.

Kadınlar karşısında erkeklerde ego zedelenmesi yaşanıyor mu?

Henüz erkek pilotlar için bu konu kolay kabul edilebilir değil tabii. Şu an sporumuzda kadın pilotların sayısı bir elin parmakları kadar ve bu rekabetler hala istisna sayılıyor. TOSFED’in kadın pilot sayısını arttırmak için yaptığı çalışmalardan sonuç alınabilir ve katılım artarsa sizi geçen rakibin cinsiyetinin bir noktadan sonra öneminin kalmayacağına inanıyorum.

Motor sporları zor mu? Merak duyan herkes yapabilir mi?

Motor sporları zorlu ekonomik şartlarının yanında zaman, tutku ve cesaret gerektiren bir spor dalı. Merak duyan kişilerin maddi kaynak yaratmasının ardından önce temel eğitimleri alarak, kendilerine en uygun branştan spora başlamaları uygun olur. Bunun uzun bir yolculuk olduğu, gelişim ve başarının sizin kabiliyetiniz ölçeğinde olacağı unutulmamalı.

Motor sporu ile ilgilenmek isteyenlere öneride bulunmak isteniz neler söylersiniz?

Ekonomik sınırlarını gerçekçi olarak belirleyerek kısa ve uzun vadeli planlar yapsınlar. Gelişim için daha çok yarış kilometresine ihtiyaç duyuluyor. Bunun içinde zaman ve dolayısıyla bütçeye gereksinim var. En hızlı otomobil ile başlamak gibi kaygılardan çok yavaştan hızlıya doğru tutarlı bir gelişim gösterilmeli.

Hedeflerinizden bahseder misiniz?

Şu an koyabileceğim en yüksek hedef Türkiye Ralli Şampiyonluğu olabilir. Avrupa Tırmanma Şampiyonası’nda da birkaç yarış yapmak isterim. Bunlar her yarış pilotunun isteyeceği şeylerdir ama oralarda başarılı olmak için birkaç yıl o platformda yarışmış olmak lazım. Onu sağlamak ise kolay değil çünkü sponsor desteği bulmak oldukça zor.engin apaydın

Bir önceki yazımız olan Pakistan Sinemasında Bir TürK Emel Karaköse başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

.