Kartinge Gönül Veren Baba ve Oğlu!

0

Kartinge gönül vermiş usta sürücü Süleyman Sırrı Kolot ve oğlu Ömer Asaf ile keyifli bir sohbet yaptık.    Baba – oğulun neden kartingi seçtiklerini, hedeflerini ve başarılarını konuştuğumuz bu sohbetten umarız siz de bizim kadar memnun kalırsınız

Süleyman Sırrı Kolot

Öncelikle sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz? Otomobil tutkunuz ne zaman başladı?

Makine mühendisiyim. Ev tekstili üzerine üretim yaptığımız bir şirketimiz var. Üç çocuk babasıyım. Otomobile karşı tutkum, ilk ehliyeti aldığım yıllarda başlamıştı. 1992 yılında babamın bana aldığı Fiat Tempra otomobilime, dış görünüşü iyileştirmek ve hafif dışarı çıkan göbekle daha iyi viraj alabilmek için hologram kaplı BBS jantlar almıştım…  Sonraki yıllarda hep aldığım araçlarda tuning yaparak otomobil sevdam büyüdü. Bir tanıdığımın oğlu karting yapıyordu ve onun tavsiyesi ile Ömer Asaf’ı antrenmanlara götürmeye başladım. 2013 yılında da yaşı ve tecrübesi yarışlar için müsait olunca ilk defa piste çıktı. Ben de o dönemde sürekli antrenman ve yarışlara oğlumla birlikte gidiyordum. O zaman baba-oğul yarışan 2-3 kişi vardı ve bana, “Nasıl olsa oğlun için geliyorsun sen de yarış” tavsiyesinde bulundular. Ben de bu tavsiye üzerine 2013 yılında, yarışmaya başlayarak otomobil sporlarına fiilen girmiş oldum.

Bilmeyenler için kartingi biraz anlatabilir misiniz?

Otomobil sporlarının en zor, en çok kondisyon gerektiren ve sporcu kilosunun en önemli olduğu branşı, karting diyebiliriz.  Diğer branşlardan ayrılan özellikleriyse;  kışın yağmur altında, yazın tam öğle sıcağında güneş altında, hep açık havada, rakiplerle yakın temas içerisinde ve yüksek “G“ kuvveti altında yapılıyor olması. Karting için otomobil sporlarının başlangıcı derler ama bu sporu sadece çocuklar ve gençler yapar gibi bir şart yok, yetişkinlerin de yapabileceği bir spor… Fakat daha önce de belirttiğim gibi üstün bir kondisyon gerektiği için bazı sporcular belli bir yaştan sonra fazla efor gerektirmeyen  pist-ralli-offroad gibi branşları seçiyorlar.  Herkesin bildiği gibi dünyaca başarılı bir çok pilot, çocukluktan kartingle başlayarak üst seviyelere çıkmıştır.

Oğlunuz ile birlikte yarışıyorsunuz. Bu nasıl bir duygu?

Oğlumla beraber yarışa katılmak çok zevkli ve güzel bir duygu. Karting sezonu öncesinde çoğunlukla antrenmanlara beraber çıkıyoruz. Araçlarımızın kategorileri farklı olduğu için beraber yarışmıyoruz ama özel antrenmanlarda pistte yarış çizgisini bulabilmek için beraber arka arkaya gittiğimiz oluyor. Türkiye’de 7 hafta sonu yarış var ama bizim yıl içerisinde en az 20 kadar antrenman sürecimiz oluyor. Ayrıca pist antrenmanları haricinde de sürekli fitness ve kardiyo yapıyorum.

Neden kartingi seçtiniz?

Bu genelde sıklıkla karşılaştığımız bir soru… İlk olarak kendi açımdan cevaplamam gerekirse; karting yarışlarında günlük hayatın monotonluğundan uzaklaşarak rekabeti üst seviyede yaşıyorsunuz. Aynı zamanda rakibiniz, hava şartları ve kendinizle mücadele ediyor, adrenalini maksimum hissediyorsunuz. Bunlar da normal yaşantıda olmayan durumlar ve normal yaşantınıza olumlu şekilde yansıyor. Zorluklara karşı daha alışkın oluyor, daha pratik çözümler üretebiliyorsunuz. Günlük hayatta yaşanılan stresi unutulup yarış sonrası adeta ‘resetlenmiş’ oluyorsunuz. En önemli katkısı ise sürekli kazanma isteği ile hayatınızı buna göre ayarlayıp daha düzenli bir yaşantınızın olması…

Ömer Asaf için ise daha 7 yaşında başladığı için yarışların fiziksel ve mental olarak kendini geliştirmesine büyük katkı sağladığını söyleyebilirim. Arkadaşları evde bilgisayar oyunları oynarken Ömer Asaf, hafta sonu 3 gün boyunca rekabet içinde spor yapıyor ve bu, gelişimine büyük katkı sağlıyor. Ayrıca bu kadar küçük yaştan itibaren spor yapması okuldaki başarısını arttırıyor. En önemlisi, kendine olan güveni artıyor.

Oğlunuz da sizin kadar başarılı bir sporcu. Onunla ilgili en son gelişmeler neler?

Oğlum Ömer Asaf, 3 yıldır yurt dışında da yarışıyor, ülkemizi temsil ediyor. Kariyerinin üçüncü yılında milli sporcu olma unvanını kazandı. Bu yıl da Belçika Rotax Max Challenge serisini takip ediyor.  Benim ve onun da isteği, imkânlarımız devam ettiği sürece ileride pist yarışlarına katılmak ve kartinge devam etmek.

Bu zamana kadar kazandığınız başarılarınız neler?

2013’te kartinge başladıktan sonra sonraki yıl, pist yarışlarına da katılmak için bir otomobil satın aldım. Honda Civic Type-R ile iki yıl pist şampiyonasında ve aynı zamanda kartingde yarıştım. 2015 ve 2016’da Türkiye Karting Şampiyonası Master kategoriyi ikinci olarak tamamladım. Pist yarışlarında ise 2015 TOSFED Pist Kupası Super kategori üçüncüsü oldum. 2 senedir pistlerde yarışmıyorum ve sadece karting ile devam ediyorum. Bundan sonra sağlığım elverdiği sürece kartinge devam etmeyi arzu ediyorum.  Geçen yıl, Avrupa yarışlarında 60’lı yaşlardaki sürücülerle karşılaşınca, bu benim açımdan büyük bir motivasyon oldu ve uzun yıllar daha bu sporu yapabileceğime karar verdim.

Sizce ülkemizde motor sporlarına bakış nasıl?

Ülkemizde bugün, otomobil sporlarının bilinirliği eskisi kadar yüksek değil ne yazık ki. Medya da sporumuza çok fazla ilgi göstermeyince sponsor bulmak da zorlaşıyor. Ancak son dönemde federasyonumuzun bu konulardaki çalışmaları sayesinde bunu da kısa sürede aşacağımıza inanıyoruz. Ayrıca sporcularımız farklı branşlarda, yurt içi ve yurt dışı başarılarında da dikkat çekmeye başladı. Tahminim önümüzdeki yıllarda, eski seviyeye gelip bilinirlik artacak ve sporcu sayısı da çoğalacak.

Kartingi önerir misiniz?

Motor sporlarını sevip ancak yapamayanlar için iyi bir başlangıç ve çocuklar için de yapılabilecek en iyi sporlardan birisi. Bence herkesin denemesi gereken bir spor dalı… Tehlikeli olduğu gibi bir ön yargı olsa da zorunlu olan güvenlik tedbirleri alındığında diğer sporlara göre tehlikesi çok az olan bir spor. İstanbul’da Tuzla, İzmir’de ÜlküPark, Kocaeli’de Körfez, Uşak’ta Süper  Moto, Sakarya’da Akyazı Kenan Sofuoğlu ve Bursa’da Nilüfer Karting  Pisti’nde yarışlarımız oluyor. İlgilenmek isteyenler bu tesislerle irtibata geçebilir veya internet ve sosyal medya üzerinden TOSFED’e ulaşarak bilgi alabilir.

Unutamadığınız bir anınız var mı?

Bazen iyi sonuçlar, bazen de kazalar unutulmaz… 2014 sezonunun ilk yarışına çıkmaya hazırlanıyoruz ve Ömer Asaf, antrenmanlar sırasında pistin hızlı bölümünde tozlu kısma kayarak lastiklere çarptı ve bu gözümün önünde oldu… Ömer’in güvenlik ekipmanları eksiksiz olduğundan kendisine bir şey olmadı ama aracı çok ciddi hasar almıştı. Bu sanırım unutamadığım olayların başında geliyor. Ayrıca bugüne kadar birçok yarışta hem ben hem de oğlum birinci olunca çok keyifli oluyor…

Kartingde de lastik önemli midir?

Lastikler; yarış veya trafik fark etmez, kartingin ve otomobiller için bence en önemli faktör. Lastik konusunda iyi ve doğru bir seçim yapamazsanız her zaman büyük bir risk altında olursunuz. Bu nedenle, ben günlük hayatta lastik ömrü, diş derinliği ve kış lastiği kullanımı gibi detaylara çok dikkat ederim. Yarışlarda da zaten sürekli yeni pist ve hava şartlarına uygun lastik kullanmak durumundayız. Tüm bunların haricinde, yarış lastikleri konusunda Petlas’ın çok başarılı geliştirmeler yaptığını ve TOSFED Sampiyonlar Şampiyonası’da kullanılmak üzere yarış lastikleri ürettiğini de biliyorum. Bu çalışmalarının devamını bekliyorum ve bu tür girişimlerin ülkemizde otomobil sporlarının gelişimi açısından da önemli olduğunu düşünüyorum.

 

Ömer Asaf Kolot

Seni daha yakından tanıyabilir miyiz?

11 yaşındayım, bu yıl Bilfen Bahçeşehir Koleji 6. sınıfa geçtim. Beşiktaş taraftarıyım ve aynı zamanda  Barcelona Futbol Kulübü İstanbul altyapısında 3 yıldır futbol oynuyorum.

Karting sporuna ilgin nasıl başladı?

Her çocuk gibi oyuncak arabalarla büyüyen biriyim. Bir tanıdığımızın tavsiyesiyle 2013 yılında ilk karting denememi yaptım ve sonrasında da devamı geldi; 5 sezondur aralıksız yurt içi ve Avrupa’da yarışlara katılıyorum.

Babanla yarışlara katılmak nasıl bir duygu?

Babam başka kategoride yarışıyor ama sonuçta aynı gün beraber olduğumuz ve aynı duyguları paylaştığımız için güvenimi arttırıyor. Bana moral verip motivasyonumu üst seviyede tutuyor…

Yarışlara nasıl hazırlanıyorsun?

Teknik ekiple antrenman günleri programlayıp yarışlardan önce kendimizi hazırlıyoruz.

Karting yaparken neler hissediyorsun?

Heyecan, zevk, kazanmak için uğraşmak eğer sonunda birincilik olursa mükemmel.

Kendi yaşadığın ya da babanla birlikte yaşadığın önemli bir anı bizimle paylaşır mısın?

Geçen yıl, yarışa ikinci devam ederken son turun son virajında rakibimin içine arabayı atarak onu geçtim ve birinci oldum.

İleride otomobil yarışlarıyla ilgili gerçekleştirmek istediğin hayallerin nelerdir?

Kartinge devam etmeyi düşünüyorum. Babam izin verirse de 16 yaşından sonra pist yarışlarında yarışmak istiyorum.

Bir önceki yazımız olan Orhan Avcıoğlu başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

.